Kişisel Sigorta Türleri ve Fiyat Karşılaştırması
Sigorta poliçelerini ilk kez ciddi ciddi karşılaştırdığım yıl, elimde üç farklı teklif vardı ve üçünün de primi birbirine yakındı. "Hangisini seçsem?" diye düşünürken fark ettim ki asıl soru bu değildi. Asıl soru şuydu: bu poliçelerin hangisi benim gerçekten korkduğum senaryoyu karşılıyor? O günden beri sigortaya prim üzerinden değil, "en kötü ne olabilir" sorusu üzerinden bakıyorum. Aşağıda kendi karşılaştırma yöntemimi adım adım anlatıyorum.
Önce şu üçünü ayırmak gerekiyor
Kişisel sigortalar pratikte üç grupta toplanıyor: sağlık (kendinize yapılan harcamayı karşılar), hayat (siz olmadığınızda ailenizin gelirini korur) ve mal (ev, eşya, araç gibi varlıklarınızı korur). Bu üçünü aynı bütçe kalemi gibi düşünmek en sık yaptığım hataydı; oysa her biri farklı bir riski kapatıyor ve biri diğerinin yerine geçmiyor.
Adım adım karşılaştırma yöntemim
- Riskimi yazıyorum, ürünü değil. Bir kağıda "beni en çok zorlayacak üç olay" yazıyorum. Kiracıysam yangın-su hasarı, tek gelirli bir evsem gelir kaybı, kronik rahatsızlığım varsa ilaç ve kontrol masrafı. Teklif istemeye bu listeyle başlıyorum; böylece satıcının değil benim gündemim konuşuyor.
- Kapsamı primden önce okuyorum. Sağlık poliçelerinde bakacağım ilk üç şey: yatarak tedavi limiti, ayakta tedavi hakkı ve kabul edilen kurum listesi. Anlaşmalı kurum listesinde oturduğum ilçedeki hastane yoksa poliçenin ucuzluğu benim için anlam taşımıyor.
- Muafiyet ve katılım paylarını hesaba katıyorum. Sağlık sigorta seçenekleri arasında en büyük prim farkı genellikle buradan çıkıyor. %20 katılım paylı bir poliçe kulağa hoş geliyor ama 40.000 TL'lik bir işlemde cebimden çıkacak tutarı somut sayıyla yazmadan karar vermiyorum.
- Bekleme süreleri ve mevcut rahatsızlık maddesini soruyorum. "Sigorta başlangıcından önce var olan durumlar" ifadesinin poliçede nasıl tanımlandığını mutlaka yazılı olarak istiyorum. Sözlü teminat hiçbir işe yaramıyor.
- Hayat sigortasında teminat tutarını formülle buluyorum. Kaba yöntemim: yıllık net gelirimin 5–10 katı, artı kalan borçlarım. İpotek kredim varsa kalan bakiyeyi ayrı bir satır olarak ekliyorum; ipotek kredisi seçerken yaptığım hesaplarla bu tutar birebir uyuşmalı.
- Mal sigortasında yeniden yapım maliyetine bakıyorum. Evin piyasa değeri değil, yıkılırsa yeniden inşa/ikame maliyeti önemli. Eşya teminatını da odalarda gezip kaba bir envanter çıkararak belirliyorum; elektronik eşya kalemi neredeyse her zaman tahminimden yüksek çıkıyor.
- En az üç teklifi aynı tabloya döküyorum. Farklı kanallardan (banka, acente, doğrudan şirket) gelen teklifleri aynı satırlarla karşılaştırmadan hiçbir imza atmıyorum. Aşağıdaki gibi bir tablo işimi çok kolaylaştırdı.
- Yıllık maliyeti bütçeme yazıyorum. Prim, aylık bütçemde sabit gider satırına giriyor. Aylık bütçe bölüştürme yaparken sigortayı "sonra bakarım" kalemine atmak, sonradan poliçeyi iptal etmekle sonuçlanıyor.
Kıyaslama tablosu: neye bakıyorum
| Kriter | Sağlık | Hayat | Mal / Konut |
|---|---|---|---|
| Korunan şey | Tedavi masrafı | Ailenin geliri | Varlık ve eşya |
| Prim belirleyicisi | Yaş, kapsam, kurum ağı, katılım payı | Yaş, teminat tutarı, süre, sağlık beyanı | Metrekare, yapı tipi, bölge, teminatlar |
| Gizli maliyet | Katılım payı, ağ dışı fark | Yatırım bileşenli ürünlerde kesintiler | Muafiyet, eksik sigorta indirimi |
| Yenileme riski | Ömür boyu yenileme garantisi var mı? | Sabit primli mi, artan primli mi? | Yıllık prim artışı |
Sık yapılan hatalar
- Sadece prime bakmak. İki poliçe arasındaki aylık 150 TL fark, tek bir ağ dışı ameliyatta anlamsız hale gelebiliyor.
- Hayat sigortasını yatırım aracı sanmak. Yatırım bileşenli ürünlerde koruma ile birikim iç içe geçiyor ve maliyet görünmez oluyor. Ben ikisini ayrı tutmayı, birikimi tasarruf hesabı veya emeklilik planı tarafında yürütmeyi tercih ediyorum.
- Eksik sigorta yapmak. Konutu gerçek değerinin altında sigortalayınca hasarda ödeme oranlı düşüyor. Ucuz poliçe yerine doğru bedelli poliçe daha mantıklı.
- Sağlık beyanını eksik doldurmak. Kısa vadede primi düşürüyor, hasar anında poliçenin geçersiz olmasına yol açıyor. Her şeyi yazmak en güvenli yol.
- Poliçeyi bir kez alıp unutmak. Evlenme, çocuk, iş değişikliği, yeni kredi — her biri teminat tutarını değiştiren olaylar. Yılda bir kez, tıpkı bütçe gözden geçirmesi gibi poliçeleri de tekrar okuyorum.
- Acil durum fonu olmadan yüksek muafiyet seçmek. Muafiyeti yükseltmek primi düşürür, ama o tutarı nakit karşılayamayacaksan tasarruf değil risk transfer